ah annecim oğlunda gitti -3-
İkisi de mutfaktan çıktılar, ancak içeriye bir tek Haydar geldi, havlusunu tekrar bağlamış fakat çok sıkı gözükmüyordu, içeriye siki sallana sallana yürüyordu fakat dikkat ettiğimde resmen parlıyordu. Anlaşılan annem cici babamı çok iyi yağlamıştı. Ucunda çok az döller duruyordu. Az sonra kalkıp banyoya doğru ilerledim, annem içeride ağzını yıkıyordu. Yuttuğu döllerin kokusunun bana gelmesini istemediğini biliyordum.. Anneme yavaşça yaklaşıp,
– Anne gözünü seveyim yarın şu Bülent Müdür’le şu not olayını bi hallet, kalmak istemiyorum çünkü!
– Tamam oğluşum, sen merak etme inşallah o da hallolur..
Annem ağzını havlu ile kurulayıp banyodan çıktık ikimizde, saat çok geç değildi, 9.30’a geliyordu üçümüz içeride tv seyretmeye devam ettik ardından annem biraz meyve soyup getirdi, Haydar ikili koltuğa yayılmış, havlu tamamen açılmıştı fakat ne bana nede anneme aldırış etmiyordu, bende artık alışmıştım buna.. o artık evin ağası sayılırdı..
Annem koltuğunun tam dibine doğru oturdu bir yandan elindeki bıçakla meyveleri soyuyor diğer yandan Haydar’a meyveyi yediriyordu.. tam bir keyif delisi çıkmıştu bu Haydar.. annem bu adamın tam anlamıyla kölesiydi.. Haydar bir yandan iştahlıca meyvesini çiğneyip bir yandan da televizyondaki saçma programa odaklanmıştı, ben onlara elimden geldiğimce bakmamaya çalışyordum, onlarda bunun farkında olduğundan rahat davranıyorlardı, annem tüm meyveleri neredeyse Haydar’a yedirmişti, az sonra meyvelerin bittiğini farkettiğimde ne olacağını merakla yan gözle ikisini izlemeye başladım, çok fazla çaktırmamaya çalışyordum, o sırada Haydar sikinin gövdesinden tutup yavaşça göbeğine doğru çekti, ağır taşakları annemin olduğu tarafa doğru yattı. Siki kalkmamıştı, sanki uysal bir hayvan gibi yatıyordu erkekliği bacaklarının arasında Anneme fısıldayarak bir şeyler dediğini farkettim, bir şeyler olacağından emindim ve bu beni içten içe rahatsız ediyordu, kim bilir Haydar bugün ben evde yokken kaç kere sikini boşaltmıştı.. fakat bu adamın doyacağı falan yoktu.. az sonra yan taraftan hafifçe öpücük sesleri gelmeye başladı, kolumu gözümün üstüne doğru siper edip hafifçe onların olduğu tarafa doğru baktım annemin Haydar’ın sağa yatmış taşağını öptüğünü gördüm.. Haydar’sa gözlerini kapatmış, ıhmm oghh.. diye sesler çıkarıp keyfini çıkarıyordu. Siki halen kalkmamıştı anneme sadece taşaklarını öptürüyordu.. Haydar yarı baygın şekilde keyiflenirken elini sikine atıp hafifçe sıvazlmaya başladı, sikinin hareketlendiğini farkettim. Dev gibi bir hal almıştı.. boşalacağını farkettiğimde annemin kafasını ittirdi.. sanki boşalmak istemiyordu.. Siki hala inmemişti dönüp beni kontrol ettiler ardından Haydar sikini tekrar havluyla örtüp ayaklandı. Anneme sikini tutturdu ve annemide kaldırdı, bana doğru bakıp,
-Erkut, biz yatmaya çıkıyoruz, hadi iyi geceler evladım..
-İyi geceler baba..
Anlaşılan evimizin yeni ağası annemin işini yatak odasında bitirecekti, çıkalı beş dakika olmuştu.. meraktan çatlayacaktım, salona hiç ses seda gelmiyordu.. yavaşça kalktım fakat televizyonu kapatmadım, sessiz adımlarla ayak ucumda ilerleyerek merdivenlere geldim, bir bir yavaşça çıkıp yatak odasının kapısına dayandım, hızlıca kapı deliğine eğilip içeriye doğru bir baktım içeride sessizlik hakimdi, fakat yatağın önünde bir sandalye duruyordu.. ben odanın küçük bir kısmını görebiliyordum, annemle cici babam içerideydi fakat gözükmüyordu.. on-on beş saniye sonra annem sandalyeye doğru yaklaştı.. tamamen soyunmuştu.. bembeyaz dolgun vücudu sallana sallana sandalyeye geldi sandalyeye ters bir şekilde oturdu, elleriyle sandalyenin arkasına tutundu.. koca götü kabak gibi arkaya çıkmıştı devasa kaymak gibi bembeyaz bir kalçası vardı ve çok taze gözüküyordu.. annem resmen yaşadığımı bu kasabanın en güzeliydi! Yıllardır da kendisini kimseye teslim etmemişti.. bu Haydar gelene kadar.. az sonra haydar koca sikini sallaya sallaya annemin arkasından yaklaştı.. sikini belliki yalatmıştı yine, annemin belinden tutup erkekliğini hafifçe amcığa geçirdi, annemden tiz bir şekilde ahh! sesi çıktı Haydar ellerini annemin vücudunda gezdirip omuzlarına tutundu ve aniden sert bir şekilde girdi, çok tok bir ses çıktı ve odada yankılandı, annem acıyla sandalyeden kalmaya çalıştı ve çok sıkı bir çığlık attı, resmen içine köklemişti.. Ardından hiç durmayıp içine pomplamaya devam etti.. annem içeride acı ve zevkin içinde inliyordu, sesi fazla çıkmaya başlayınca Haydar sol elinin parmağını annemin ağzına verdi, annem o an sesini kesti ve cici babamın parmağını emzik gibi emmeye başladı, ondan sonra Haydar sert şekilde basmaya devam etti Haydar koca göbeği bir yandan sallanıp bir yandan damarlı koca aletini annemin içinde gezdiriyordu, annemin ağzından parmağını çıkardığında, Haydar;
-Gülsüm amının içi sıcacık yavrum, yoruldum kalk hele!
Dedi, annem sandalyeden kalkınca Haydar oturdu, annemi türbanından tutup eğdi sikini tekrar ağzına verdi, başından tutup annemin kafasını yönlendiriyor hızlı hızlı sakso çektiriyordu Haydar sikini alıp annemin ağzından çıkardı.
-Çabuk kucağıma gel, yaklaştım!
Annem hiç zaman kaybetmeden Haydar’ın kucağına oturdu, sikini içine alıp sert bir şekilde zıplamaya başladı odanın içinde inanılmaz bir ses yankılanıyordu, ben heyecan içinde annemin sikilişini izliyordum.. Haydar zevkten uçuyordu annemde keza öyle.. Haydar sandalyede hafifçe dikilip annemin belini kavrayıp annemi kaldırıp indirmeye başladı ve iki saniye içinde ayı gibi böğürerek annemin içini doldurmaya başladı.. İkiside kıpkırmızı olmuştu, çok terlemiştiler.. ayı Haydar annemin içine kalan tüm döllerini akıtmıştı ikiside soluklandıktan sonra annem Haydar’ın kucağından kalktı amından yere doğru şıp-şıp döl damlıyordu, bugün saymasamda 3-4 kez boşalmasına rağmen Haydar’ın bu denli tekrar boşalabilmesine çok şaşırmıştım.. Haydar sikini tutup,
– Kirlendir biraz, Şu temizle bakalım Hanım..
diye seslendi annem ikiletmeyip hemen eğildi ve Haydar’ın aletini ağzına alıp hızlıca kalan sıvıları temizledi, yutkunup;
– İçim yandı Haydar’ım çok fazla doldurdun beni bugün.
-Olur öyle hanım, senin görevin bu bana hizmet etmen lazım.. biliyon..
İkisinin hareketlendiğini görünce hemen kapının önünden çekildim, aşağı doğru inmeye başladım, bir iki dakika sonra ikiside odadan çıktı, önce annem sonrada Haydar yıkandı ve yatağa geçtiler, saat geç olmuştu ikiside uykuya dalmıştı.. yarında annem okuluma gelecek müdürle görüşecekti, notlarımın yükselmesi çok önemliydi, üniversite sınavı benim için bu kasabadan kurtulmanın en büyük anahtarıydı ve bu anahtar için okuldaki notlarım çok önemliydi.. Bunun hallolması buradan kurtulmam için çok kritikti, çok geçmeden televizyonu kapatıp odama geçtim, yatmadan önce telefonu kontrol ettim, hiçbir mesaj yoktu.. fazla kafama takmadım alışkındım..

Ertesi gün erkenden uyandım.. annem kahvaltımı hazırlamıştı, hemen atıştırıp evden çıktım. Beş ders boyunca hiç bir derse kafamı verememiştim, annemin okula gelmesini bir yandan notlarımı diğer yandan düşünmeden edemiyordum. Nihayet beş derste bir şekilde geçmişti, öğle arasında okulun giriş kapısında bekledim, beş dakika sonra annemin okula geldiğini gördüm, üstünde parlak türbanı, mor vücut hatlarını belli eden bir bluz ve uzun eteği vardı, hava soğuk olmadığından pardesüsünü elinde taşıyordu, koca memeleri kıvrımlarına kadar belliydi, annem ne diye çıkarmıştı şu pardesüyü anlamadım.. iyice yaklaştığında memeleri sallana sallana kapıya kadar geldi o an neden çıkardığını anladım, kıpkırmızı olmuştu. Yürümekten nefes nefeseydi, sıcağıda işin için içe katınca mecbur kalmıştı annem, yol üstünde laflayıp okulun içine ilerlemeye başladık, okuldaki tüm abazalar annemin yürürken hoplayan göğüslerine ve yürüdükçe çalkaladığı kalçasına bakıyordu, resmen okuldaki tüm erkekler annemi kesiyordu.. hızlıca binadan içeri girip Müdürün odasının önüne geldik, kapıdaki nöbetçiye içeride birinin olup olmadığını sorduk, müsait cevabını alınca annem üstünü başını düzeltip ellerini önünde birleştirdi, kapıyı tıklatıp içeri adımladık. İkimizde mahçup ve hizmetkar bir şekilde masasının önüne durduk, annem başını yere doğru eğmişti, konuşmasını bekledim fakat konuşmayınca lafa ben girdim,
– Bülent Hocam, dün notlarım hakkında konuşmak için bizi çağırmıştınız,
Annem lafa girdi ve;
– Hocam bizim oğlan bana notlarında sorun olduğunu söyledi.. onun için gelmiştim.. siz çağırtmışsınız..
– Evet evet, Gülsüm Hanım bu arada hayırlı olsun.. evlenmişsiniz diyor tüm kasaba..
– Ihh, sağolun hocam.. öyle oldu..
– İyi iyi, bakalım.. bize nasip olmadı ama neyse.. Gel bakalım şöyle sana oğlanın notlarını göstereyim.
Deyip annemi yanına çağırdı, annem pardesüsünü elime tutuşturup masanın arkasına Bülent Müdür’ün yanına doğru geçti hafifçe eğilip bilgisayar ekranına bakmaya başladı, eğilirken aşağı sarkan memeleri Bülent’in gözünden kaçmıyordu.. not ekranını açıp eliyle notları göstermeye başladı, annem pür dikkat ekrana bakıp can kulağıyla müdürü dinliyordu.. müdür bundan faydalanıp anneme notları anlatmayı aniden kesip,
– Gülsüm Hanım ayakta kaldın, kusura bakma dur hele şöyle gel.
Deyip annemi kaşla göz arasında dizine oturttu, annem resmen şok olmuştu, müdür annemi kucağına doğru oturdu, annem tam karşı çıkıp lafa girecekken, Uyanık Bülent annemin itiraz etmesine fırsat vermeden notların öneminde nasıl düzeleceğinden bahsetmeye başladı, annemin çok rahatsız olduğu belliydi ben şok içinde ikisini izliyordum.. annem bu durumdan çok rahatsız olsada benim notlarım için katlanıyordu, bir an ikimiz göz göze geldik, ikimizde resmen acı içindeydik.. Bülent işi ileri götürmüş elini annemin beline koymuş yavaşça sıvazlıyordu.. notları gösterirken resmen annemden faydalanıyordu bu adam!