Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -11- İş Güç
Gökçe ile oldukça keyifli giden muhabbetimiz telefonun çalmasıyla bölünmüştü. Arayan Galip’ti. Gökçe müsaade isteyip verandaya çıktı. Bir iki dakika sonra döndüğünde yüzüme ‘nerede kalmıştık?’ der gibi bakıyordu. Heyecandan nutkum tutulmuş, penisim sertleşmişti. Bu hikayenin devamını dinlemek için yanıp tutuşuyordum. Gökçe bitmiş kahvesini yenilemek için dolaba yöneldi. Bende yanına gittim, soğuk bir şeyler arayıp buldum ve aynı anda koltuklarımıza döndük. O an fark ettim; Gökçe bana yaşanılanları aynı Galip gibi anlatmak istiyordu. Bu belki onların kabul görmesi, onay alması ve vicdan muhasebelerini kolaylaştırmak için içgüdüsel olarak buldukları bir yöntemdi. Hepimiz bu işten karlıydık. Gökçe gözleriyle oturduğumuz salonda etrafı süzdü, sanki tüm geçmişlerine anlam verebilecekti bu salonun ayrıntılarını zihnine kazıyabilse.

-Sonra peki Gökçe, sonra ne oldu?

Gökçe soğuk kahvesinden bir yudum daha aldı. Dudaklarında o tanıdık gülümseme vardı ama gözleri hala odayı tarıyordu. Düşüncelerini topladı, derin bir nefes aldı. Gözlerini kahvesine dikmiş halde anlatmaya başladı.

Gökçe:

Sonra ne mi oldu? Otelimize döndük. Durmadan seviştik, tatilin kalanını bir odada sevişerek harcadık. Ama konu hakkında konuşmadık. Ne uçakta, ne eve geldiğimizde bu olanların kritiğini yapmadık. Geldiğimiz gibi Galip işlerine gömülmüştü. Ben evde tek kalmıştım,sadece gece yarıları kocamı görebiliyordum. Bir süre hiç iş yapmadım, aklımda sadece o küçük sayılabilecek kabinde yaşadıklarımız dönüp duruyordu. Bu çok farklı bir heyecandı, çok farklı bir histi. Bir erkeğin cinsel organını elime almıştım, kocamı yalamıştım o sırada… Bu grup seksti! Ben iki erkekle sevişebilen bir kadın olmuştum bir anda. Oraya Galip’i sürüklerken bunun olabileceğini düşünmüş ama yine de pek ihtimal vermemiştim, heyecan peşindeydim. Haz odaklı bir evlilik bize çok aksiyon olmamasına rağmen -resmen!- grup seks yaptırmıştı. Bir an olsun Galip’in adamın penisine mastürbasyon yapmam için beni zorlaması aklımdan çıkmıyordu, gözlerinde yanan ateşi hala görebiliyor gibiydim…

Eve geldiğimizden beri o kadar boş vaktim olmasına rağmen erotik shoptan aldığım ve bin türlü fantezi kurduğum oyuncaklara, yapay penislere dokunmamıştım. Bir paketin içinde öylece duruyordu hepsi. Bir hafta geçmişti ki boş boş oturup düşünce deryalarında boğulmak yerine bu aldığımız tüm materyalleri paketlerinden çıkartıp yıkadım, temizledim, inceledim… Ne çok yapay penis almıştık! Bu kadar aç mıydım gerçekten penislere? Bu düşünce o an beni korkutmuştu, itiraf etmeliyim. Aldığım bu vibratörler, dildolar genelde büyük boyutluydu. Titreşimli olanı, vantuzlu olanı, devasa olanı, siyah olanı, kıça sokulacak boğumlu modeller…Gözüm dönmüştü resmen! Ben bu oyuncakları (!) tek tek inceleyip dikkatli bir şekilde temizlerken kapının açıldığını işittim. Kısa bir süre içinde Galip banyoda, yanımda bitiverdi. Akşam olmuştu ve ben saatlerdir bu oyuncaklarla (sayıları 10-15 arasıydı) ilgilenmiş, incelemiştim. Islandığımı hissedebiliyordum. Günlerdir sevişmemiş, mastürbasyon yapmamıştım. Galip biraz daha geç gelse bu oyuncaklardan biriyle oldukça ilginç anlar yaşayabilirdim…

-Gökçe nasılsın?
-İyiyim…

Elimde ki vantuzlu penisi kuruması için yere serdiğim havluya bırakıp Galip’e sıkıca sarıldım. Bu adama sarılmak, dokunmak kesinlikle üstümde iyileştirici bir etkiye sahipti.

-Bu kadar çok penisin içinde karımı görünce garip hissettim.
-Temizliyordum kocacığım.

Galip meraklı gözlerle yerde havlunun üstünde duran yapay oyuncaklarımıza bakıyordu.

-Alışverişi abarttık galiba biraz?
-Hiç sorma Galip. Ne ara aldım bunları bilmiyorum. Ama ilgi çekici oldukları kesin, baksana…

Galip umursamaz tavırlarla vantuzlu, büyük ve kalın, gerçekçi hatlara sahip penise bakıyordu. Eliyle onu işaret edip;

-Bu ne, araba camına asmak için vantuz mu takmışlar?

Önce ben, sonra Galip kahkahalarla gülmeye başladık.

-Bu kadar yapay penis ile ne yapacağız bilemiyorum Galip…
-Kullanırız aşkım. Gerçeğini bile kullandın hatta. Hatırlasana…

İçimden bir heyecan dalgası geçip gitti… Galip’te hatırlıyor, olanlar hakkında düşünüyordu. O acaba devamı gelmesini istiyor muydu? Sorular, sorular…

Oyuncakları oldukları yerde bırakıp akşam yemeğimizi yemek için hazırlıklara giriştik.

Hoş bir akşam yemeğinin ardından salondaki büyük koltuğa yan yana oturduk, elimizde şarap kadehlerimizle televizyonda belgesel izlemeye başladık.

-Son zamanlarda yorgun görüyorum seni. Böyle mi çalışacaksın artık hep? Çoğu zaman gece vakti ancak geliyorsun?
-Daha net değil ama bir süre daha böyle olacak muhtemelen.
-Ama bu bize haksızlık değil mi Galip? Paramız var ama harcayacak zamanımız yok…
-Haklısın. Bu hafta sonu bile çalışıyorum. Yönetici olunca az çalışırım zannediyor insan halbuki…
-Uzun bir yıllık izin mi alsan?
-Şu an mümkün değil. Off… Söylemeyecektim netleşmeden ama yükselebilirim her an.
-Sevinmeli miyim?
-Bilmiyorum Gökçe…

Bir iki saat sonra yatakta uyumaya çalışırken aklıma bir kurt düşmüştü… Galip saçma Türk dizilerinde olduğu gibi işini, iş toplantılarını bahane edip acaba başka birisiyle vakit geçiriyor olabilir miydi? O gece saatlerce yatakta buhran verici düşüncelerle döndüm, sabaha karşı ancak uyuyabildim. Uyuduğumda büyük penisleri okşadığım, Galip’in beni izlediği bir rüya gördüm. Ben orada devasa penisleri ellerim arasında okşarken Galip’in yanında asistanı çıplak bir şekilde dikilmiş ve beni izliyordu…

Ertesi gün yine Galip gecenin bir vakti geldiğinde koltukta uyuklamakla meşguldüm. Galip sessiz adımlarla yaklaşıp beni dudaklarımdan öptü.

-Saat geç oldu, neredeydin Galip?
-İşteydim aşkım…
-İyi.
-Sorun mu var Gökçe acaba?
-Yoo.

Galip yanıma oturdu. Elleri saçlarımda nazikçe geziniyordu. Gözlerini gözlerime dikmişti.

-Konuşmak ister misin?
-Geç gelmelerin beni yormaya başladı.
-Farkındayım. Ama konunun sadece bu olduğuna emin misin?
-Evet…
-Gökçe!
-Bilmiyorum Galip. Huzursuzum işte. Bana gösterdiğin ilgi son günlerce iyice azaldı, gece geç saatlerce gelmeye başladın, birde o kaltak asistanın var işte.
-Gökçe ciddi olamazsın… Ben seni asla aldatmam. Çok üzdün beni şu an.

Galip’in titreyen sesi, yorgunluktan bitap düşmüş çehresi zihnimde mantık ve kıskançlık arasındaki savaşı bitirmeye yetmişti. Haksızlık yaptığımı düşündüm o an ve içim pişmanlık doldu. Galip’e sarıldım.

Çok konuşmadan üstümüzü değiştirip yatağa geçtik.

-Biraz daha iyi misin Gökçe?
-Evet… Bir an kıskand….
-Senden başkası yok, olmayacak. Emin ol bundan.
-Ne yani kimse hoşuna gitmiyor mu?
-Yoo…
-O kaltak sekreter dahil mi buna?
-Evet.
-Yani tahrik olmuyorsun hiç misal? Öyle mi?
-Tahrik olmak başka, aldatmak başka.
-Yani tahrik oluyorsun.

Galip gözlerini başka yöne çevirdi.

-Evet tahrik oluyorum ama bu normal değil mi?
-Hele yaşadıklarımızı düşününce aslında normal…
-O zaman sorun yok?
-Nelerinden tahrik oluyorsun misal?
-Bunu mu konuşacağız gecenin bir vakti?
-Neden olmasın, merak ediyorum.
-Off. Bilmiyorum ama giydiği kıyafetler, takındığı tavırlar…
-Anlatır mısın lütfen.
-Aramızda yönetici ve çalışan ilişkisi dışında bir şey yok. Ama dosyayı önüme koyarken vs temas edebiliyor. Ve bence bilerek frikik veriyor. Kıyafetleri falan zaten başka alem.
-Hmm.
-Ne hmm??? Anlattım işte.
-Sadece tahrik mi oluyorsun yani?
-Bir iki kere çok sertleştim ve tuvalette mastürbasyon yaptım, iş yerinde, onu düşünerek… Oldu mu?
-Ciddi misin?
-Evet. Kızdın mı yoksa?
-Bir erkeğin penisini okşayarak boşalmasını sağladım, masör gelip elledi her yerimi, teşhircilik yaptım bilgin dahilinde… Bunların yanında senin yaptığını kıskansam bile kızamam.
-Eee yani…

Muhabbet bitmişti. Çok geçmeden uykuya dalmıştık bile.

Ertesi gün daha enerjik kalkmıştım. Aklım daha rahattı. Güzel bir kahvaltı yaptım ve aklıma gelen fikirle odaya geçtim. Güzel bir elbise ve hoş bir topuklu ayakkabı buldum. Elbise kısa değil ama hoştu. Hafif dekoltesi, dökümlü eteği ile kendimi iyi hissetmeme yeterdi… Güzel bir makyaj yapıp saçlarımı taradım. Bir taksi çağırdım ve Galip’in iş yerinin adresini verdim.

Taksiden indiğimde özgüvenim çok yüksekti. Beni süzen insanların bakışlarını hissedebiliyordum. Pürüzsüz bacaklarım, şekilli kalçalarım, saçlarım…

Güvenliği geçip asansöre bindim… Önceden tanışık olduğum yüzleri aradım ama kimseyi hatırlayamadım. Galip’in odasına yöneldim. Kapının önünde asistanının odası vardı, oda boştu. Kapıyı çalmadan Galip’in odasına girdim. Galip ayakta telefonuyla konuşuyordu, sekreteri ise masanın önünde oturmuş Galip’in dediklerini not alıyordu… İçim rahatlamıştı biraz. İkisinin gözü üzerimdeyken bir şey yokmuş gibi dikilmeye devam ediyordum. Sahte bir gülümseme dudaklarımda yerini almıştı, gözlerimi asistana dikmiştim. Süper minisi bir defile için bile fazlaydı! Yüksek topuklu ayakkabıları, göğüslerinin yaptığı baskıyla vücuduna yapışmış gömleği ve ağır makyajıyla burası ciddi bir firmanın yöneticisinin odasından çok porno film seti gibi gözüküyordu. Gözlerimi kadının açık gömlek düğmelerinden gözüken göğüs dekoltesinden alamıyordum. Bu kadın çuval giyse bile yine seksi olurdu… Özgüvenim azalmaya başlarken yürüyüp karşısına oturdum. Şimdi erkek için savaşmaya hazır iki dişi aslan misali birbirimizi kesiyorduk.

Galip telefon görüşmesini bitirip yanıma geldi. Bana sıkıca sarılıp;

-Bu ne hoş sürpriz!

dedi ve beni asistanıyla tanıştırdı. Karşılıklı yalandan ‘memnun oldum’ sözleri biter bitmez Galip;

-Bir süre telefon bağlamayın lütfen eşimle görüşmemiz gereken bir konu var. İçeriye kimseyi yollamayın ayrıca.

Buranın efendisi, alfa dişisi bendim. Sekreter odadan çıkarken gözlerim dolgun kalçalarındaydı.

-Hangi rüzgar attı seni buraya Gökçe? Böyle hoş kıyafetleri giyip gelmişsin. Günüm şenlendi…
-Bu asistan varken zaten günün şen değil miydi?

Galip gülümsedi.

-Kocamı özledim ve geldim. Bu kadar…
-İyi yapmışsın. Ne içersin? Karnın aç mı?
-Lütfen babasının iş yerini ziyarete gelmiş çocuk muamelesi yapma bana. Ama sorduysan söyleyeyim; evet açım, bir haftayı geçti sana dokunmayalı… Ve ne içeceğimi biliyorum…

Galip’i kolundan tuttum ve koltuğuna oturttum. Önünde diz çöktüm.

-Gökçe aşkım ne yapıyorsun?
-Kocama sahip çıkıyorum….

Fermuarını açtım, iç çamaşırını indirdim. Sertleşmişti bile… Hiç vakit kaybetmeden onu ağzıma aldım. Ellerimi belinden dolayıp güç aldım ve başımı sertçe Galip’e ittirmeye, penisinin hepsini ağzıma almaya başladım. Galip mırıldanıyordu ama ne dediğine dikkat etmiyordum. İçgüdülerimin, kıskançlığımın beni getirdiği nokta şu an baktığımda bana da oldukça komik geliyor, acınası geliyor… Ama erkeğimi sahiplenmek için geç kalmamıştım, Galip bir dakika dolmadan ağzıma boşalmaya başladığında zihnimde bunun sevinci vardı…

-Gökçe… Çok garip bir kadınsın…

Onu dinlemiyordum. Cevap vermeden bir süre daha kocamın penisini yalamaya devam ettim. Nihayetinde Galip’in kasılmaları bittiğinde ağzımdaki koca sperm birikintisini zorlanarak yuttum. Ayağa kalktım.

-İyi mesailer aşkım…

deyip Galip’i öptüm.

-Nereye gidiyorsun?
-Eve. Arada bir gelip bunu yapmalıyım bence. Bana bir oral seks borcun var. Akşam erken gel…

Galip şakın bakışlarla beni izlerken arkamı dönüp odadan çıkmak için hareket ettim. Kapıdan çıkmadan hemen önce sırtım ona dönükken elbisemin eteğini kaldırdım. İç çamaşırı giymemiştim altıma, kısa bir süre kalçalarıma bakmasını sağladım. Kapıyı açıp çıktım. Gözlerim asistanı aradı ama bulmadı. Hızlı adımlarla oradan ayrıldım…

Eve geldiğimde içimde çocuksu bir sevinç vardı. Yaptığım bu gülünç sayılabilecek ziyareti içten içe onaylıyordum. İçim rahatlamıştı. Geldiğim gibi kendimi koltuğa attım, uzanıp elbisemi hafifçe yukarı sıyırdım. Elimi vajinama götürdüm. Aklımda kocama yaptığım oral seks vardı. Düşüncelerim ne zaman kayıp gitti bilmiyorum ama aklımda başka bir erkeği yaladığım görüntü canlanmıştı bile. Heyecandan yutkunuyor, okşadığım vajinamdaki artan ıslaklığı hissedebiliyordum. Kendimi kontrol etmeye çalışarak doğrulduğumda içimde biraz utanç ama çokça heyecan vardı…

Akşam Galip geldiğinde çok konuşmadan yemeğe geçtik. Yemeğimizi yavaşça yerken gözüm saatteydi; Galip beni dinleyip erken gelmişti.

-Yemek nasıl?
-Güzel olmuş, ellerine sağlık. Öğlen içinse ağzına sağlık…
-Hoşuna gitmesine sevindim.
-Hoşuma gitmesinden çok kendi hoşuna gitsin diye yaptın galiba?
-Fark eder mi?
-Etmez aslında. İç çamaşırı olayını görünce ama tekrar sertleştim. Eve gelmeyi dört gözle bekledim.
-Unutkanlıkla giymemişim işte. Ne yaparsın…
-Benden başkası görür diye kıskandım bugün biliyor musun?
-Sadece para almayı unuttuğum için taksiciye gösterdim kalçalarımı.
-Nas….Nasıl yani?
-Para almadım ve ödemeyi teşhir ve birazcık şeyle yaptım işte.
-Ne diyorsun Gökçe, açıklar mısın lütfen…
-Param yoktu, önce eteğimi açıp gösterdim. Sonra adamın kasıklarını yaladım taksinin içinde.
-Sen ciddi misin?
-Şaka yapıyorum Galip…
-Bir an anlamadım…
-Korkma aşkım. Senden başka kimse görmedi bugün kalçalarımı.
-Sen öyle anlatınca…
-Gerçekten şakaydı aşkım ama aklıma gelmedi değil. Neyse, hızlı yiyelim, gece bize kalsın!

Yemeği bitirdikten ve etrafı toparladıktan sonra Galip ile yan yana oturduk.

-Seni özlemişim ama iş yoğunluğundan dolayı fark etmemişim. Burada mı sevişelim odada mı?

Bir şey söylemeden ayağa kalkıp ellerinden tuttum. Odaya geçtiğimizde kendimi yatağın üstüne bıraktım. Galip mesajı almıştı. Yavaşça üstünü çıkarttı. Gözlerimi iç çamaşırını zorlayan penisinden alamıyordum. Ne çok özlemiştim kocamı, içime girilmesini, okşayan ellerini… Galip tamamen çıplak kaldığında ayak ucuma gitti. Önce çoraplarımı, sonra üstümdeki kıyafetleri çıkarttı. İç çamaşırım yoktu… Beni de kendisi gibi çıplak hale getirdiğinde üstüme eğildi ve göğüslerimi yalamaya başladı. Elleri kasıklarımda, belimde, sırtımda geziniyordu. Diliyle göbek deliğime oradan kasıklarıma doğru inerken bir heyecan dalgası tüm bedenimi sarmıştı. Klitorisimle dilinin ıslaklığı buluştuğunda kendimi çoktan ona bırakmıştım… Vajinamın içine girip çıkmaya başlayan dilinin üstündeki pürüzleri hissettiğimi zannettim bir ara.

Çok hassastım, çok azmıştım, çok açtım… Boşalmam bu yüzden uzun sürmedi. Kendime gelip gözlerimi açabildiğimde Galip hala beni yalamakla meşguldü. Aklıma aldığımız oyuncaklardan bir tanesini kullanma fikri geldi. Bu gecenin bu kadar kısa sürmesini istemiyordum. Galip başını kaldırıp gözlerime baktığında yapacaklarımızın heyecanı ile tüm keyfim yerine gelmişti bile!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32