Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tatilde Kuzenimle Aynı Odada Yattık !
ALINTI

Kuzenim Hüseyin ile aynı sene liseyi bitirmiştik. Üniversite sınavında da başarı kazanmış, istediğimiz okulları kazanmıştık. Ailem her sene gittiğimiz tatile beni de götürmek istiyorlardı. Ben ise lisedeki arkadaşlarla on günlük gidilecek gezi için ailemin başının etini yemiş, ama razı edememiştim. Benimkiler kanı kaynayan bir dolu kız ve erkek arkadaşla tatile gitmeme kesinlikle karşıydılar.
Arkadaş grubunu bu kadar istememin nedeni aslında erkek arkadaşımın da gelecek olmasıydı. Her şeyimi verecek kadar seviyordum onu, ve vermiştim de… Öyle seviyordum ki, ne bekaret görmüştü gözüm, ne başka bir şey… Kızlığımı teslim etmiştim aşkıma… Onunla baş başa geçireceğimiz bir tatil, gece gündüz on gün beraber olacağımız, sevişecek olmamızın hayali bile delirtiyordu beni…

Sonunda ne olduysa, benim tepinmelerim, diğer büyükleri araya sokmamla izin çıktı, ama kuzenimin de benim yanımda gelmesi şartıyla… Çaresiz razı oldum. Rahat hareket edemeyecektim ama olsun, ikimiz de gençtik nasıl olsa… Beni anlardı.

Fakat sevinçle geziye geleceğimi haber vermek için gittiğim sevgilimi ortak bir kız arkadaşımızla yakaladım. Donup kaldım. O çok sevdiğim, ne isterse verdiğim canım sevgilim, neredeyse kucak kucağa o sürtükle sevişiyorlardı. Yıkıldım. Tokadı basıp ağlaya ağlaya kuzenime gittim. Ne söyleyeceğini şaşırmıştı. İkimiz de hazırlanmıştık gezi için…
“Boşver onları… Madem sen ibneyi görmek istemiyorsun, biz ikimiz çekip gidelim. Onlar Bodruma gitsin, biz ikimiz Marmaris’e gideriz, sen kafayı dağıtmış olursun, unutur gidersin.” diyerek teselli etti, fikir verdi. Ben de ona uydum. Evdekiler bizi okul arkadaşlarıyla Bodrum’da bilirken biz ikimiz Marmaris’e gidecektik.
Kuzenimi kısaca tarif etmem gerekirse, 1.80 boylarında, sporcu yapılı yakışıklı bir oğlan… Tavsiye üzerine dört yıldızlı bir otele gittik. Yan yana iki tane tek kişilik oda istedik. Ancak otelin tek kişilik odaları dolu olduğu için, bize büyük bir aile odası verebileceklerini söylediler. Yani kuzenimle aynı odada yatmak zorundaydık.
Verecekleri odada, bir tane büyük çift kişilik yatak, bir tane de tek kişilik yatak vardı. Kuzenimle küçüklükten beri birlikte büyümüştük, kardeş gibi olduğumuz için birbirimizin yanında oldukça rahat hareket edebiliyorduk. Sorun değil dedik ve odayı aldık, yerleştik ve tatilimiz başladı.
Odada zaman zaman iç çamaşırlarımızla dolaşıyorduk, birimiz giyineceği zaman diğerimiz banyoya giriyordu. Ama yine de çok fazla özen göstermiyorduk, kuzenim banyodan havluyla çıkınca, bana
“Bakma!” deyip odada havluyu atıp baksırını veya mayosunu giyiyordu. Ben de bakıp bakmadığına aldırmadan elbisemi değiştiriyor, bikini üstümü, sütyenimi çıkarıp giyiyordum. Ancak aramızda, (Ben olsam bakardım!) diye de bir espri dolanıyordu.
İki gün sonra kiraladığımız Vespayla tenha koylardan birine denize gitmiştik. Marmaris çok güzeldi, bir yanda orman, diğer yanda temiz, sakin koylar vardı. Denize girdik, epey bir yüzdük, eğlendik, güneşlendik. Akşam otele döndük.
Yemekten sonra hazırlanıp, Marmaris’in gece eğlencesinin olduğu yerlerini gezmeye diye çıktık. Kuzenim gayet şık giyinmişti. Ben de iki dirhem bir çekirdek, dekolteli mini etekli bir elbise, yüksek topuklar, tam gece alemine yakışır bir vaziyetteydim. Erkekler yanımda kapı gibi kuzenim olduğu halde dönüp dönüp bana bakıyorlardı.
Fakat benim hiçbirini görecek halim yoktu. Hala sevgilimin attığı kazığın şokunu yaşıyordum. Hüseyin’in zorlamasıyla neşelenmeye, unutmaya çalışıyordum. Neyse, bir bara girdik, oturup alkollü kokteyllerden birkaç tane içtik. Kuzenim de, ben de pek alışkın olmadığımızdan çakır keyif olmuştuk bile. Sonra sahilde yürüdük biraz. Gece yarısı otele dönerken de, marketten bir şişe likör ve iki plastik bardak aldık. Benim çantamın içinde gizlice soktuk otele.
Odaya çıktık. Üstümüzdeki elbiselerimizi çıkardık. Kuzenim yine sadece baksırla kalmıştı. Benimse altımda tanga külodum vardı, sütyeni çıkarıp, üstüne de askılı tişört giymiştim. Televizyonu açtık ve likörleri bardaklara koydum, çift kişilik yatağın üzerine oturduk, içmeye başladık.
Benim derdim depreşmişti alkolün etkisiyle… Baya hızlı gidiyordum. İçtikçe de dilim çözülmeye başlamış, kuzenime üstü kapalı da olsa detayları anlatmaya başlamıştım. Bir yandan da üzüntüyle ağlayıp duruyordum. Birkaç bardak likörden sonra iyice kendimi koyverip hüngür hüngür ağlamaya başlayınca, bana sarıldı ve teselli etmeye çalıştı.
Şişede durduğu gibi durmuyor ki… Tutturdum, o kafayla, gecenin o saatinde puştu aramak, ağzıma geleni söylemek istedim. Ama izin vermedi, telefonumu elimden aldı. Gözümde yaşlarla,
“Çok mu çirkinim? Neden bu çocuk beni terk etti? Neden? Üstelik her istediğini de verdim!” diye isyan etmeye başladım. Kuzenim de bir yandan omzumu kollarıyla sarmış,
“Tam aksine çok güzelsin. Ağlama artık, kendini üzme, yeter, eğlenmeye, dağıtmaya geldik buraya… Bırak artık şu piç için üzülmeyi…” falan diyerek saçlarımı okşuyordu. Başım dönmeye başlamıştı, kendimi koyuverdim, kucağına başımı koyup tesbih gibi kıvrıldım, başım onun kucağında içimi çekerek ağlamaya devam ettim.
Kuzen hala konuşuyor, saçımı okşuyordu. Ben de ona cevap yetiştiriyor, neden bu kadar üzüldüğümü anlatmaya çalışıyordum. Ne varsa, ne geçtiyse anlatıyordum artık, çenem iyice açılmıştı. Onunla seviştiğimizi, kızlığımı verdiğimi, defalarca okulda, bizim evde, onların evinde beraber olduğumu falan, her şeyi anlattım.
Tabi bunları anlatırken konu iyice erotik detaylara kaymıştı. Ben kendimi kaptırmış anlatırken bir anda yanağımda bir sertlik hissettim. Önce farkına varmamıştım, ama konu ilerledikçe o sertlik arttı, arttı, batmaya başladı. Bir kıpırtı, bir sıcaklık da hissediyordum. Başımı hafifçe çevirip başımı kaldırdığımda ne göreyim… Benim kuzenin aleti sertleşmiş, baksırın önündeki açıklıktan başını dışarıya çıkarmış.
Öyle komik geldi ki, bütün üzüntümü unuttum, doğrulup kahkahalarla gülmeye başladım. Kuzen hala anlamamıştı ne olduğunu…
“Ne oldu deli kız, neden gülüyorsun ağlayıp dururken?” diye sorup duruyordu. Ona önünü gösterdim gülmeye devam ederken,
“Baksana şunun haline!” dedim. Baktı, yüzü kıpkırmızı oldu bir anda ve telaşla kalkmış sikini aralıktan baksırının içine tıkmaya çalıştı. Benim gülmem devam ediyordu. Baksırın içine soktuğu siki bu kez çadır direği gibi dimdik duruyordu külodun içinde…
“Kızım gülme! Senin suçun, onu sen kaldırdın!” dedi.
Kuzenimin bu cevabı, baksırının içindeki koca kabarıklık içimi bir hoş etti bir anda… Gülmelerim yavaşlamaya, ortam elektriklenmeye başladı. Başım dönüyordu ama içki mi, yoksa kuzenimin benim için kaldırdığı sikinin görüntüsü mü etkilemişti beni bilmiyordum. Sustum. Yüzüne baktım. O da bana bakıyordu.
Bir otel odasında ikimiz yalnız, aynı yataktaydık. Alkolden başı dönen bir erkek, bir kız… Pardon kadın… Bize bizden başka kimse engel olamazdı. Yatağın üzerinde birbirimize bakıyorduk. İşi şakaya vurdum yine de,
“Cidden, ben mi kaldırdım?” dedim.
“Tabi sen kaldırdın. Deminden beri nasıl seviştiğini anlatıp duruyorsun. Taş gibi kızsın. Bütün gün denizde çıplak vücuduna bakıp durdum yalana yalana… Şimdi de bu seks muhabbeti… Ben de insanım kızım. Sikim kalkmasın da ne yapsın?” Şakadan yanağına bir tokat attım. Gülerek,
“Terbiyesiz, nasıl konuşuyorsun sen?”
“Asıl terbiyesiz sensin. Neler yapmışsın çocukla öyle…”
“Hıh…. Sanki sen hiç yapmadın da…”
“Eh, yaptım tabi… Neler gördü bu ufaklık neler…”
“Hadi ordan sen de, abartma…”
“Hiç de abartmıyorum. Bir tadına bakan hatun, bir daha istiyor bunu kızım… Yeminle…”
“Hadi canım… Merak ettirdin beni… Dur şuna iyice bir bakayım!” diyerek baksırını sıyırdım aşağıya… Serbest kalan siki bayrak direği gibi dikilmişti. Kendimi tutamadım,
“Ovvvv, amma da büyükmüş!” dedim.
Kuzen de önce şaşırmıştı yaptığıma, sonra o da boş vermiş gibi gülerek,
“Evet büyüktür! Dediğim kadar varmış di mi? İstersen dokunabilirsin, hatta tadına da bakabilirsin!” dedi.

Gerçekten dediği kadar vardı. Muhteşem bir şeydi bu… Kızlığımı alan salağın siki bunun yarısı kadardı. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözümü bu güzel erkeklikten ayıramıyordum. Yutkundum…
Kuzene bir şey demeden sikini kökünden avuçladım, 31 çektirir gibi aşağı yukarı biraz sıvazladıktan sonra eğildim ve ağzıma aldım, öpmeye, yalamaya başladım. Sarhoş olduğum için biraz ayarı kaçırıyor, ısırıyordum. Canı yandığı anlarda inleyen kuzen, kendimi affettirmek istercesine dilimi dolaştırdığımda bu kez zevkten inliyordu. Ben kuzenin penisiyle uğraşırken o da boş durmayıp, üzerimdeki tek giysi olan askılı tişörtümü çıkardı üstümden… Öyle bir heyecan, arzu dalgası kaplamıştı ki vücudumu, meme uçlarım kocaman olmuşlardı. Bir tek tanga külodum kalmıştı üzerimde.
Külotun üzerinden okşadı kukumu… Sonra külodumu kenara çekti, şehvetten su içinde kalmış amımı parmaklamaya başladı. Ben doğrulup onun köfte dudaklarına yumulurken o da durmaksızın parmaklarını çalıştırıyor, suyumdan ıslanan parmaklarıyla sertleşmiş klitorisimi okşuyor, birer ikişer içime sokuyordu parmaklarını…
“Hiç senin gibi ateşli öpüşen kız görmemiştim…” diye homurdandı ağzımın içinde…”Bitiriyorsun beni…”
“Sen de fena sayılmazmışsın kuzen…” dedim. “Şimdiye kadar neden akıl edemedik bunu yapmayı? Harikasın…”
Beni yatağa uzatmış, hoyratça öperken amımı mıncıklıyordu hala… Sonra elini okşayarak yukarıya çıkardı, küçük denebilecek göğüslerimi okşadı. Parmaklarının arasında meme uçlarımı ovaladı…. O da yetmezmiş gibi dudaklarımı bırakıp memelerime indi. Meme uçlarımı öpmeye, emmeye başladı.
Deliriyordum zevkten… Aşırı tahrik olmuştum. İnliyordum sürekli… Başını memelerime bastırıyor, inliyordum. Dayanamıyordum. Başını aşağıya çekmeye çalıştım, anladı. Dudaklarını memelerimden göbeğime, oradan aşağıya, kasıklarıma indirdi… Islak dudaklarının teması irkiltiyordu beni, ürperiyordum.

Islanmış külodum dudaklarına engel olunca sıyırıp çıkarıverdi bacaklarımdan… Ve bacaklarımı aralayıp amıma yumuldu… Henüz fazla ellenmemiş am dudaklarımı emiyor, somuruyor, ağzının içine çeke çeke emiştiriyor, klitorisimi emiyordu.

Böyle bir zevk yaşamamıştım hiç… Çıldırıyordum zevkten… Kuzenim dilini amımın içine sokup çıkarmaya başladığında, inleyerek, belimi kaldırıp kaldırıp kalçalarımı yatağa vurmaya başladım. Kuzen dillemeye devam ediyordu. Dayanamıyordum artık… İşkence olmaya başlamıştı yalamaları… Yalvarmaya,
“Yeterrrr, gel hadi, içime gir, sik beni!” diye inlemeye başladım.
Amımı dillemeyi bırakıp doğruldu. Yanıbaşımızdaki etajerde duran çantasına uzanıp kondom paketi çıkarttı. Şaşırdım görünce… İstekten boğuklaşan sesimle,
“Ne onlar? Bakıyorum hazırlıklı gelmişsin..:” dedim.
“Eeee… Kime niyet, kime kısmet! Belki otelde kalan turist kızlardan birini sikerim diye almıştım kondomları.. Kısmet kuzenimeymiş. Kuzenimi sikecekmişim.” dedi
Kondomun birini açtı ve alışkın hareketlerle taş gibi havaya dikilen koca sikine takıverdi. Onun takındığı çok bilmiş, görüp geçirmiş, zampara havaları hoşuma gidiyordu bir yandan… Kuzenim kondomu geçirmekle uğraşırken ben bacaklarımı sonuna kadar ayırmış, gözlerim yarı kısık işini bitirmesini bekledim. Nefesimi tutmuş, içime girmesini bekliyordum heyecanla…
Sikinin başını am dudaklarımın arasından kaydırıp, sabırsızlıkla bekleyen küçücük amcığımın pembe deliğine soktuğunda zevkle inledim…
“Oohhhh… Sonunda….”
Bacaklarımı kaldırıp kuzenin beline doladım ve kendime çektim. Koca erkekliği ıslak amcığımı zorlayarak da olsa yağ gibi kaymış, dibime kadar girmişti. İçimdeki dolgun yarağın verdiği hissin tadını çıkarmak istercesine sımsıkı sardım erkeğimi… Gözlerim kapalı, bacaklarım belinde, hareket etmesine izin vermiyordum.
Gözlerimi açtım, kısık gözlerle bana bakıyordu. Gülümsedim,
“Nasıl? Güzel mi?” diye sordum. Eğilip dudaklarımdan öptü beni,
“Çok güzel kuzen… Harikasın… Sikimi sımsıkı sarıyor amcığın… Ateş gibisin, yanıyor için…” dedi.
Öptü, öptü… Sonra duramadık. Bacaklarımı çözüp omuzlarına yerleştirdi bir anda ve deli gibi pompalamaya başladı. Adeta bir fırtınanın içine dalmıştık ikimiz birlikte… O pompaladıkça ben de kalçalarımı onun hareketlerine uyduruyor, sürekli indirip kaldırıyordum. İçime sokup çıkardıkça amımdan sular boşalıyor, arka deliğime süzüldüğünü hissediyordum. Kasıklarımız her buluştuğunda erkeğimin taşakları o ıslaklığa çarpıyor, şap şap sesler, inlemelerimiz, haykırmalarımız otel odasını dolduruyordu.
Hareketlerinden, inlemelerinin artışından anlamıştım, boşalmak üzereydi. İçime hışımla sokup çıkarıyordu sikini… Sonra sikini bir anda amımın en dibine kadar dayayıp kaldı. Başını arkaya atıp ayı gibi homurdanmaya başladı. Boşalıyordu.
Gidip gelmelerine devam etti boşalmasına rağmen… Siki sertliğinden hiçbir şey kaybetmemişti, sertliği içimi dolduruyordu yine… Ben gelene kadar da durmadı. Sürekli pompaladı, gidip geldi… Ta ki ben çığlık çığlığa boşalana kadar sürdürdü hareketini… Kasılmalarım bittikten sonra kendini bıraktı üstüme…
Sonra yan yana uzandık, dinlendik biraz. Siki inmiş ve içi dölleriyle dolu prezervatif çıkmak üzereydi. Kapısı açık duran banyoya gidip, prezervatifi çıkarıp çöp kutusuna attı. Duşun altına girdi. Sikini güzelce şampuanlayıp yıkadı. Biraz sıvazlayınca sanki az önce boşalan o değilmiş gibi, yeniden sertleştiğini görüyordum. Çırılçıplak, ıslak vücuduyla kalkık sikini sıvazlayarak yatağa, yanıma geldi. Hemen yeni bir prezervatif açıp taktı.

Sırt üstü yatıyordu yatakta… Kondomlu siki dimdik havaya dikilmiş, mızrak gibi tavanı gösteriyordu. Anladım ne istediğini… O söylemeden doğruldum, üstüne çıktım. Bacaklarımı aralayıp o kalkmış, kalın sikin üstüne oturmaya çalıştım. Kalçalarımdan tutup kendine çekti, bir anda oturttu beni… Kazığa oturmuş gibi hissediyordum kendimi…

Bir an durdu, sonra hoplata hoplata alttan beni sikmeye başladı. Göğüslerim küçük olduğu için yakalayıp öpemiyordu, ama parmaklarının arasında ovaladığı meme uçlarımdan yayılan zevkle amımdan aldığım zevkle birleşip yine yangınlar yaratmıştı içimde… Bağırta bağırta sikiyordu beni…
Elinin bir hareketiyle indim üstünden sonra… Yatağın üstünde domalıp arkama, ona baktım davet edercesine… Hızla kalkıp arkama geçti, sikini ıslak amıma geçiriverdi. Sikmeye devam etti. İkinci kez olduğundan daha uzun sürdü gidip gelmesi… Eğilip memelerimi okşuyor, oradan amıma geçiyor, amımı parmaklıyordu. Bir ara sikini amımdan çıkarıp arkama sokmaya çalıştı.
“Yapma… Lütfen… Hiç yapmadım… Canımı yakma…”
Girmiyordu bir türlü… Hiç yapmamıştım oramdan… Canım acıyınca kendimi ileri atmak istedim, fırsat vermedi, elini belime dolayıp çekti. O da anlamıştı. Göt deliğime giremeyince tekrar amıma girdi, sikmeye devam etti. İçime girip çıkan siki, klitorisimi ovalayan parmakları en sonunda bitirdi beni… Orgazm olmaya başladım. Ben kasılmaya başlayınca o da haykırmaya, boşalmaya başladı. İkimiz beraber, o pozisyonda aynı anda boşaldık.

Artık ikimiz de yorulmuş ve çok terlemiştik. Beni kucaklayıp banyoya götürdü. Duşun altına girdik, ılık su iyi gelmişti. Kuzenimin önünde diz çöktüm ve yukarıdan akan ılık suyun altında inik sikini emmeye başladım. Erkekliği ağzımın içinde büyüyordu emdikçe… Biraz sonra az önceki sertliğini kazanmıştı yine…
Ayağa kalktım, duş şampuanını alıp ikimizi de şampuanladım bir güzel… Köpükler içinde kalmıştık. Sonra arkamı kuzenime dönüp eğildim. Banyonun musluğuna sımsıkı tutunmuş, belimi kırmıştım. Kalçalarımı sallayıp onu davet ettim. Bekletmedi. Köpüklü kaygan kalçalarımdan tutmaya çalışarak kalkmış sikini kalçalarımın arasına yerleştirdi.

Sertliğini kaygan kaygan deliklerimde hissedince ürperdim yine… Elimi apış aramdan uzatıp kaygan sikini tuttum, yuvasına, amıma yerleştirdim başını… Başı girince kalçamı geriye itip içime girmesini sağladım. Sonra o devam etti. Prezervatif takmadan, çıplak sikini içime, dibime kadar soktu, gidip gelmeye başladı. Kasıkları ıslak popoma çarpıyor, çıkan tahrik edici ses banyoda yankılanıp duruyordu.

Hızlandı, hızlandı… Ben kasılmaya başladığımda o da son anda sikini çıkarıp dışarıya boşaldı. Bacaklarım tutmuyordu. Ellerimle tuttuğum bataryaya asılıp duş küvetine çöktüm kaldım. Hala kasılıp duruyordum zevkten… Islak suyun altında sikişmek harika oluyormuş.
Artık enerjimiz kalmamıştı. Kuzen beni de yıkadı ve kuruladı. Havluya sarıp kucakladı götürüp yatağa yatırdı. Yatağın kenarında ayakta durmuş beni seyrediyordu hayran hayran… Halsiz halsiz gülümsedim ona,
“Ne o, hoşuna mı gitti gördüğün? Gözünü ayıramıyorsun benden…”
“Çok güzel amcığın var kuzen… Kılsız, tertemiz, pespembe, çok hoş, tahrik edici…”
Güldüm utanarak, bacaklarımı kasıp kıvrandım yatağın üstünde… Hoşuma gitmişti söyledikleri… Beğenilmek her kadın gibi benim de hoşuma gitmiş, tahrik olmuştum yine… Kuzen bir süre daha baktı bana, sonra dayanamadı, belindeki havluyu yere bırakıverdi. Mızrağı yine dikilmişti. Eğilip bacaklarımı araladı, amıma yumuldu. Yalamaya başladı.
Yine şehvet kaplamıştı her yanımı… Kuzen yaladıkça, dili amımın içinde dans ettikçe, klitorisimi emdikçe kendimi tutamıyor, kısık çığlıklarla inliyordum. Saçlarından kavramıştım başını, çekiştirip duruyordum. Başımı kaldırıp bakıyor, amımı nasıl yaladığını, dilinin nasıl çalıştığını görmeye çalışıyor, gördükçe daha da tahrik oluyor, zevk alıyordum. Ona baktığımı hissedince gözlerini dikti, ağzını amımdan ayırmadan homurdandı,
“Az önce sikerken bile böyle inlemedin kuzen…” dedi. “Çok mu zevk alıyorsun?” Kıvrandım… Dilinin teması, emmesi, sikmesi neyse de, bu sikmeli sokmalı, pis konuşmaları bile bitiriyordu beni…
“Ohhhh… Kuzen… Evet, çok zevk alıyorum… Dilin beni çıldırtıyor…” diye kıvrandım.
Dakikalarca yaladı beni… O kadar sikişmeden sonra bir de diliyle zevk verdi bana kuzenim… En sonunda amımı yalarken bir parmağını amıma, serçe parmağını da ıslanan göt deliğime soktuğunda bittim artık… Birkaç dakika içinde fışkırarak boşaldım. Tam anlamıyla pilimi bitirmişti. Oracıkta, çırılçıplak sızıp kaldık.
Sabah uyandığımda, 66 pozisyonundaydık. Çıplaktık, kuzen sikini arkamdan dayamış, o şekilde uyuyordu. Hemen kalkıp tanga külodumu ayağıma geçirdim. Valizden bir uzun tişört alıp giydim. Uyuyan kuzenimin güzel çıplak erkek vücudunu seyrettim bir süre…
Gece beni defalarca zevkten zevke sürükleyen o güzel siki şimdi yuvasına çekilmiş, ufacık kalmıştı. Üstüne pikeyi çektim, yandaki tekli yatağa uzandım. Kuzenim tabi ki hatırlayacaktı dün gece yaptıklarımızı… Ama hiç yaşanmamış gibi davranmak ikimiz için de en iyisiydi.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32